Seyirciyi azarlayan Bülent Ersoy’dan açıklama: Cevabım saygısızlık değil haddini bildirmektir

Kuşadası’nda verdiği konserde sağlık sorunları nedeniyle yaklaşık 1.5 saat sahneye geç çıkan Bülent Ersoy, Saat kaç? diyen dinleyiciyi Defol git diyerek azarlamıştı. Yaşananların ardından tepki çeken Bülent Ersoy’dan açıklama geldi.

Seyirciyi azarlayan Bülent Ersoy’dan açıklama: Cevabım saygısızlık değil haddini bildirmektir
Yayınlama: 25.08.2026
A+
A-

HABER MERKEZİ – Türk sanat müziğinin “Diva” lakaplı usta ismi Bülent Ersoy, konser vermek üzere geldiği Kuşadası’nda yaşanan olayla gündeme oturdu. Yaşananlarla tepki toplayan Bülent Ersoy, o güne ilişkin uzun bir açıklama yayınladı.

Kuşadası Altın Güvercin Amfi Tiyatro’da saat 21.00’de başlaması planlanan konser, bazı teknik aksaklıklar ve Ersoy’un yaşadığı rahatsızlık nedeniyle yaklaşık 1,5 saat gecikmeli başladı. Saat 22.30 sıralarında sahneye çıkan Bülent Ersoy’a seyirciler arasından bir kişi, “Saat kaç oldu? Seyirciye saygı” diye seslendi.

Seyirciyi azarlayan Bülent Ersoy'dan açıklama: Cevabım saygısızlık değil haddini bildirmektir

‘SAYGIDAN NE ANLARSINIZ, DEFOL GİT’

Seyircinin sözleri üzerine sinirlenen Ersoy, “Siz saygıdan ne anlarsınız? Saygımdan çıktım buraya. İnsanlar gelmişler, ayıp olur diye. Saat kaçmış, defol git. İyilik yaramaz. İnsanlık yaramaz. Direkt ben çıkmıyorum diyeceksin, olacak bitecek. Beş tane doktor dışarıda. Seyirciye saygı işte ama. Seyirciye saygısızlık mı bu?” ifadelerini kullandı.

Yaşananlar konseri izleyen bir kişi tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi ve kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.

BÜLENT ERSOY’DAN UZUN AÇIKLAMA

Görüntülerin yayılmasının ardından Bülent Ersoy sosyal medya hesabından uzun bir açıklama yayınladı. Ünlü sanatçı, konser öncesinde ciddi şekilde rahatsız olduğunu belirterek üç torba serum aldığını, dört doktor ve iki hemşirenin kendisiyle ilgilendiğini söyledi.

Ersoy açıklamasında, “Tir tir titreyerek sahneye çıktım. Sizler bilet almış, vefa göstermiş ve beni dinlemek için üç bin kişi gelmişken, o gece hayal kırıklığı yaşamamanız adına sağlığımı hiçe sayarak tüm riskleri göze aldım” dedi.

‘HADDİNİ BİLMEYENE HADDİNİ BİLDİRMEK DEĞİL MİDİR?’

Bülent Ersoy, kendisine tepki gösteren seyirciye verdiği cevabın arkasında olduğunu da açıkça ifade etti. Ersoy, “Konser alanında sağlık problemlerim dolayısıyla serum aldığım için gecikeceğim anons edilmesine rağmen ‘Saat kaç oldu, farkında mısın?’ diyen bir kişiye verdiğim cevap bir saygısızlık değil, haddini bilmeyene haddini bildirmek değil midir?” ifadelerini kullandı.

Seyirciyi azarlayan Bülent Ersoy'dan açıklama: Cevabım saygısızlık değil haddini bildirmektir

Ersoy’un açıklamasının tamamı ise şu şekilde:

“Muhterem dinleyicilerim: Dün geceki konserimde, çok şiddetli seyreden hastalığım dolayısıyla 3 torba serum alarak ve dört doktor, iki hemşirenin başımda beklemesiyle, tir tir titreyerek sahneye çıktım. Sizler bilet almış, vefa göstermiş ve beni dinlemek için üç bin kişi gelmişken, o gece hayal kırıklığı yaşamamanız adına sağlığımı hiçe sayarak tüm riskleri göze aldım ve sahneye çıktım. Amfitiyatronun duvarlarının tepesine kadar dolu olduğu o gece, sizleri mutlu etmek ve yalnız bırakmamak benim için her şeyden önemliydi.

Ancak içlerinden bir adet çatlak ses, “Nerede kaldınız, saat kaç farkında mısınız?” diye seslendi.

Sizlere soruyorum, muhterem takipçilerim: üç bin kişinin bana değer vererek izlemeye geldikleri bu gecede, onların hayal kırıklığına uğramaması adına sağlıkla ilgili tüm riskleri göze alarak sahneye çıkan bendenize konser alanında sağlık problemlerim dolayısıyla serum aldığım için gecikeceğim anons edilmesine rağmen “Saat kaç oldu, farkında mısın?” diyen bir kişiye verdiğim cevap bir saygısızlık değil, haddini bilmeyene haddini bildirmek değil midir.

‘ANAM ÖLDÜ, BABAM ÖLDÜ, SAHNEYE ÇIKTIM’

Benim anam öldü, babam öldü; sahneye çıktım. Şimdi hastalandım ve yine aynı şekilde konserin yapımcısı sayın Burak Tanrısever beyefendi “Bu halde çıkamazsınız Bülent hanım lütfen konseri başka bir güne alalım ya da iyileştiğiniz vakit nasıl isterseniz öyle yapalım” demesine karşın ben yine de siz muhterem dinleyicilerim mevzu bahis olduğu için her zamanki gibi hastalık nedir dikkate almadım ve almam da zaten! Koluma serumlar takıldı; sahnenin arkasında 4 doktor, 2 hemşire ve Kuşadası Altın Güvercin Amfi Tiyatro’nun önünde bekleyen Kuşadası Gözde hastanesi bünyesinden gelen bir ambulans ile sahneye çıktım ve yine hastalansam yine çıkarım.

‘TARAFIMCA GEREKLİ CEVABI ALMIŞTIR’

Şunu söylemek isterim ki, kim ne yazarsa yazsın, ne söylerse söylesin; haksız yere. Hastalığımın bilgisi daha önceden muhterem dinleyicilerime bildirildiği hâlde, o perişan hâlde sahneye çıkıp saygımı gösterdiğim gecede bir tek kişinin, öylesine yüksek sesle yapmış olduğu terbiyesizlik, zaten tarafımca gerekli olan cevabı almıştır.

‘PİRE İÇİN YORGAN YAKMAM, YAKMADIM DA’

Aslında o an benim sahneden inmem gerekirdi. Ama işte, “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” misali, o bir tek kişi için sahneden inmiş olsaydım, o zaman da herkes diyecekti ki: “E, nerede kaldı bu 2999 kişiye duymuş olduğunuz saygı? Bir tek kişi için bizi mağdur mu ettiniz, Sayın Ersoy?” diyeceklerdi. Ben hayatımın hiçbir döneminde pire için yorgan yakmadım, yakmam da!

Benim şahsiyetim, benim insanlara duyduğum saygı ve saygı anlayışı böyle öz bir saygıdır.

Ancak bunu anlamayan bir vatandaş, izleyicilerin arasından bana saygısızca seslenip “Nerede kaldın?” derse, elbette cevabını da alır, nitekim aldı da.

Seyirciyi azarlayan Bülent Ersoy'dan açıklama: Cevabım saygısızlık değil haddini bildirmektir

‘EN ÜZÜLDÜĞÜM NOKTA YAPILAN HABERLER’

Fakat benim en çok üzüldüğüm nokta, değerli basın mensubu arkadaşlarımın attığı başlıkların, sanki dün gece yaşanan olay yalnızca “geç kaldın” diyen bir seyirciyi azarlamaktan ibaretmiş gibi yansıtmalarıdır.

Dün gece cereyan eden olay; serumlar nedeniyle geç kalmış, hastalığına rağmen tir tir titreyerek sahneye çıkan ve üç bin seyircisini yalnız bırakmamak için tüm riskleri göze alan bendenizin, şahsına yapılan bir atfa karşı kendisini savunmak zorunda kalması ve buna verdiği cevaptır.

Basın müntesibi muhterem arkadaşlarımın yansıttıklarının aksine, naçizane biraz konuya dikkat çekmek için yalnızca “seyircinin bir tanesini azarladı” şeklinde verilerek konunun saptırılıp, hastalığımdan hiç bahsedilmemesi bence ablalarına yapılmış bir haksızlıktır.

Beni yaşatan, ayakta tutan değerli dinleyicilerim; ben 55 yıllık musiki hayatımda halkın sevgisiyle yaşadım, halkın sevgisiyle büyüdüm. Ve yüce Türk halkının önünde saygıyla eğildim, ömrümün son nefesine kadar da bu böyle olacak ve kalacaktır.

‘BENİM İÇİN ASIL ÖNEMLİ OLAN SAYGISINI ESİRGEMEYEN DİNLEYİCİLERİM’

Benim için asıl önemli olan, yıllardır sevgisini, saygısını ve vefasını esirgemeyen değerli dinleyicilerimdir.
Dün gece olduğu gibi, gerektiğinde sağlığımı dahi hiçe sayarak sizlerin karşısına çıkmamın sebebi de işte bu sevgi ve bu öz saygıdır.

Ve şahsıma yönelik saygısızca yapılan o sözlerin de gerekli cevabı verilmiştir.

‘ASLANLAR GİBİ CANLI OKURUM PLAYBACK YAPMAM’

Bu arada bir konuya daha açıklık getirmem gerektiğini düşünüyorum. “Bülent Ersoy sahnede playback yaptı, canlı okumadı” şeklindeki haberleri açıkçası gülerek okudum. Ancak bu konuyu sizlere tüm şeffaflığıyla anlatmak isterim.
Değerli dinleyicilerimden ard arda gelen yoğun ısrarlar üzerine “Yüzünü Göremem” adlı eserimi playback olarak seslendirmek zorunda kaldım, çünkü değerli saz arkadaşlarımda bu eserin provası yoktu. Ancak her zaman canlı okuyan bir sanatçı olarak playback yapmak benim alışık olduğum, becerebildiğim bir iş değil; yaptım ama açıkçası o görüntüler beni de rahatsız etmedi değil. Playback başka söylüyor kadın başka söylüyor, senkron tutmuyor; işte bu da şarkıları playback okuyamayışımın en güzel göstergesi. Ben sahneme çıkarım, mikrofonumu elime alırım ve aslanlar gibi ciğerlerim parçalanırcasına Allah vergisi vüsatlı sesimle canlı canlı okurum; ya da mikrofon kullanmam, ağzımı oynatıp playback yapamam. Benim musiki anlayışım budur. Dolayısıyla sevgili dinleyicilerim, bu konuda hiç kimse kusura bakmasın; ben playback işini beceremem, Ben insan aldatmayı sevmiyorum, o zaman insanlar benim plağımı koyup evlerinde dinlerler zaten. Ben canlı okumayı bilirim ve bu konuda da kendimle her zaman iftihar etmişimdir. bitikler gibi davranmamışımdır!!!

‘SEFAM OLSUN, DÜŞMANLARIM ÇATLASIN’

Bunun en net ve en güzel ispatı da o geceki konser kayıtlarında mevcuttur. “Doğum Günüm” adlı eserimin mikrofonsuz canlı icrası, konser gecesinden kalan kayıtlarda açıkça bulunmaktadır. Şarkı nasıl okunuyormuş, ses nasıl bakiliğini muhafaza ediyormuş, buyurun izleyin!

Dolayısıyla hakkımda yazılan yazılara verebileceğim en güzel cevap yine o kayıtlarda saklıdır. Gerisi laf-ı güzaf… ben ruhumu teslim edeceğim ama benim sesim taş gibi son nefesime kadar çağlıyor ve çağlayacaktır da.
Amaaaaannn sefaaaam olsun…Düşmanlarım çatlasın çatııııırrrr çatııırrrr çatlasınlar!”

Seyirciyi azarlayan Bülent Ersoy'dan açıklama: Cevabım saygısızlık değil haddini bildirmektir

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.