‘Kadının öncelikleri çocuğu için değişiyor’

Saadet Işıl Aksoy, Fransa’da vizyona giren “Confidente” filminde, ‘90’larda 900’lü hatlarda çalışan bir kadını canlandırıyor. Aksoy “Onun en güçlü yanı, çocuğunu alabilmek için verdiği mücadele” diyor.

‘Kadının öncelikleri çocuğu için değişiyor’
Yayınlama: 31.08.2025
A+
A-

Müjde Işıl – Saadet Işıl Aksoy’un başrolünde oynadığı “Confidente” filmi şubatta Berlin Film Festivali’nin Panorama Bölümü’nde dünya prömiyerini yaptı, bu ay da Fransa’da vizyona girdi. Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti’nin “Sibel”den sonraki bu yeni filmi, Türkiye, Fransa ve Lüksemburg ortak yapımı. Saadet Işıl Aksoy, filmdeki rolü ve kariyeri hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

■ “Confidente” filminde oynamaya karar vermenizdeki etmenler nelerdi?

Çağla ve Guillaume ile ilk kez 2018’de ben “Saf” filminin, onlar da “Sibel” filminin gösterimi için Toronto Film Festivali’ndeyken tanıştık. Daha o zaman birlikte çalışmanın ne kadar güzel olacağını konuşmuştuk. Yıllar sonra benimle tekrar iletişime geçtiklerinde bu projenin çok başıydı. Hazır benim de müsait birkaç haftam varken dünyada başka bir pandemi, savaş ya da herhangi bir felaket olmadan filmi hızlıca çekmeye karar verdik. Tam 13 çalışma gününde çekimleri tamamladık. Filmin bildiğimiz klasik çalışma yöntemlerinin oldukça dışında küçük bir ekiple çekilecek olması, kamera ile çok yakın temasta çalışacak olmak, bir yandan da ben sürekli telefondayken kamera da bu kadar yakınımdayken yaşayacağımı tahmin ettiğim oyunculuk tecrübesi, Arzu karakterinin hikâyedeki yeri ve ‘90’larda içinden geçtiği durum, tüm bunlar beni çok heyecanlandırdı.

■ Hayat verdiğiniz Arzu, bu hikâyede nasıl bir karakter? Onu yorumlarken neleri önceliklendirdiniz?

Arzu ‘90’larda 900’lü hatlarda çalışan bir kadın. Bizim bugünkü bakış açımızda 900’lü hatlarda çalışmak bir nebze normal karşılanıyor olabilir ama ‘90’larda yaşayan bir kadının toplumdan dışlanması için oldukça yeterli bir sebepti. Karaktere çalışırken bugünün dünyasındaki karşılığını şöyle bulmuştum: Bugün Only Fans hesabı olan bir kadına toplum nasıl bakıyorsa ‘90’larda da 900’lü hatlarda çalışan bir kadına toplum öyle bakıyordu. Tüm bu bakış açısına rağmen hayatını devam ettirebilmek ve çocuğunun velayetini boşanmak üzere olduğu eşinden alabilmek için bu işi yapıyor ve işinde de inanılmaz iyi. 1999 depreminin yaşanmasıyla bir anda kendini birilerinin hayatını etkileyebilecek, hatta değiştirebilecek konumda buluyor. Benim için Arzu’nun en güçlü yanı, çocuğunu alabilmek için verdiği mücadeleydi. Bu yüzden o ilişkiye çok odaklandım, çünkü çocuğu söz konusu olduğunda bir kadının öncelikleri tamamen değişebiliyor.

■ Berlin’de gösterilen ve Fransa’da vizyona giren film, nasıl yorumlar aldı yurt dışında?

Berlinale’de filmi ilk kez izlediğinde seyircinin salondaki tepkisi inanılmazdı. Hikâyenin her kritik ânının seyircide mutlaka bir karşılığı vardı. Filmimiz Fransa’da oldukça iyi bir kopya sayısıyla vizyona girdi. Birçok sinema eleştirmeni filmle ilgili yazılar kaleme aldı ve genel olarak Fransızlar filmi sevdi.

■ Film Türkiye’de vizyona girecek mi?

Türkiye’deki vizyonu ve yolculuğu için hâlâ yapımcılarımızın görüşmeleri devam ediyor. Kesinleşmiş bir durum yok.

‘Bir dolu hayalim var’

■ Geçen sene Antalya Film Festivali’nde ilk defa verilen Onursal Nişan’ı aldınız. Sinema kariyerinizde hedeflediğiniz noktada mısınız?

Şükürler olsun ki bir oyuncu olarak birçok hayalim gerçekleşti, gurur duyacağım işler yaptım ama dürüst olmak gerekirse hâlâ en iyi filmimi yapmamış ya da en iyi performansımı ortaya
koymamış gibi hissediyorum. İçimde tatlı, kıpır kıpır bir dolu hayalim var daha.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.