Afife Jale’nin hayatını anlatan “Afife” balesi seyirciyle buluştu. Afife’nin direnişi ve mücadelesini öne çıkaran eserde bugün onun izini takip eden sahnedeki tüm Afife’lere ithafen beş Afife yer aldı.
EFNAN ATMACA İSTANBUL – 39 yıllık ömrüne tiyatro aşkını, direnişi, cesareti, hayal kırıklığını, her türlü engele karşı mücadele etmeyi sığdıran ve Türk kadın oyuncularının önünü açan Afife Jale bu kez baleyle sahnelere döndü. Librettosu ve koreografisinde Beyhan Murphy’nin imzası olan “Afife” balesi usta sanatçının hayatı boyunca taşıdığı tutkuyu balenin zarafetiyle buluşturuyor. Eserin merkezinde Afife Jale’nin Bakırköy Akıl Hastanesi’nde yaşadıkları, gölgelerle ve geçmişle dansı yer alıyor. Eserde Afife’nin hayatı dört bölümde anlatılıyor: Altın, Kırmızı, Mor ve Gümüş. Her bölümde farklı bir dansçı Afife’yi canlandırıyor. Sahnede beş Afife var. Bugün sahnede olan binlerce Afife’yi temsil ediyor her biri.

Afife Jale’nin sahne aşkı ve azmiyle başlayan hayatı, Türk kadının sahneye çıkamaz yasağına takılıyor. Bu durdurmuyor elbette Afife’yi ama yasaklar peşini bırakmıyor. En mutlu hissettiği yerde, sahnede hep var olmak isterken baş ağrısı sorunları onu zorluyor. Atatürk’ün Cumhuriyet’le birlikte Türk kadının her kulvarda olduğu gibi sahnede de önünü açmasıyla yeniden yaşam coşkusu bulsa da Afife’nin büyük tutkusuyla buluşmasına bu kez sağlığı izin vermiyor. Hayatı çok genç yaşında, hayallerinin kucağında, hastanede son buluyor. Her ne kadar trajik de olsa Afife Jale’nin yaşadıkları, onun mücadelesi kadınların kaderini değiştiriyor. Adı sahnedeki her kadınla yaşamaya devam ediyor. Eserin müziklerinde Turgay Erdener’in imzası bulunuyor. Özellikle Afife Jale ile bir dönem evli kaldığı Selahattin Pınar’ın yer aldığı son bölümde İbrahim Yazıcı yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nın kanunla buluşması mest ediyor.

“Afife”; yarın, 17, 29 Ekim’de sahnede olacak.
Beyhan Murphy: ‘Cesaret, kararlılık ve azim’
■ Afife’nin dünyasını dansla kurarken en çok dikkat çekmek istediğiniz duygu, özellik neydi?
Genel olarak cesaret, kararlılık ve azmi desek hepsini toparlıyor bence. Bütün zorluklara rağmen sahne aşkından ve tutkusundan vazgeçmemesi, hakkını araması o zamanın toplumunda bir kadında az bulunabilecek erdemler ve özellikler.
■ Sizin hayatınızda nasıl bir izi var Afife’nin?
1998’den bu yana prodüksüyonun çeşitli zamanlarda değişik kumpanyalar için sahnelenmesi, ara ara güncellenmesi, birçok farklı sanatçıyla ve ekiplerle çalışma imkânını sağladı. O kadar fazla Afife girdi ki hayatıma, bu açıdan baktığımda çok şanslıyım diye düşünüyorum. Tarihi ve hikâye anlatmayı seviyorum. “Afife” balesi bu ikisinin birleşmesini sağladı. Özellikle Cumhuriyet öncesi işgal altındaki İstanbul hep ilgimi çekmiştir. Afife Hanım’ın gençliği ve ilk sahneye çıkması bu döneme denk geliyor.